Akyaka

DSC_0300

DSC_0064Dünyanın birçok ülkesinde bile olmayan doğal bir güzellikten bahsetmek gerek. Cennet vatanımız derken bu cümleyi zihninde pekiştirecek olan Akyaka’dan bahsediyorum. Muğla’nın Ula ilçesine bağlı olan Akyaka, ülkemizin en güzel köşelerinden birisi.

Yaz aylarında yerli-yabancı aşırı turist yüklenmesi olsa da her mevsim doğası ve huzuru değişmez. Azmak Nehri‘nin ortalama yaz sıcaklığı 8 derece olan suyunu içebilir, içinde serinleyebilir, üzerinde tekne turları yapabilirsin.

Akyaka’nın ekonomisi balıkçılık ve turizm ile döner. Burada çok büyük oteller bulamazsın insanı yoran bir karmaşa yoktur. Minik butik otelleri, apart daireleri, çadır kampları vardır. Yabancı anlamında İngiliz turistin ilgisi daha büyüktür.

Buraya geldiğinde Azmak turu yapabilir, sahilde turlayabilir, balık ekmek yiyebilir, kamp alanına çıkabilir, çınar plajına kadar yürüyebilir(yaklaşık 3 km.), ekipmanın varsa çınar bölgesinde kamp atabilir,DSC_0291 doğa yürüyüşleri(trekking) yapabilir, bisiklet, kano veya deniz bisikleti kiralayabilirsin. Gökova Körfezi‘ne doğru kitesurfing başta olmak üzere su sporları yapabileceğin tesisler de mevcut. Akyaka’nın kuzeyinde bulunan Sakar Tepesi‘nden paraşüt ile atlayabilirsin fakat burada bunu düzenli yapan kimse yok, ancak kendi ekipmanın varsa atlayabilirsin.

Deniz tabanı kumla kaplıdır, ayağa taş veya çakıl batma riski yoktur. Kıyıdan içe doğru yaklaşık 50 metreye kadar su derinleşmez, çok aşırı dalga yoktur. Kıyıya yakın yerlerde su sığ olduğundan kum yüzünden bulanık görülebilir ama mavi bayrağa sahip bir denizdir. Çınar tarafları biraz taşlı olabilir ama Çınar’ın denizi daha berraktır.

DSC_0152

Ulaşım olarak Muğla/Merkez’den yarım saatte bir kalkan otobüsler ile Akyaka’ya ulaşabilirsin. Unutma! son otobüs saat 23’te. Ek bilgi: Bu bölgede otostop çok kolay ve yaygındır. Bütçen kısıtlıysa veya ulaşım aracı bulamazsan otostop ile istediğin yere rahatça gidebilirsin.

Öğrenci, memur veya emekli fark etmeksizin ziyaret edilecek veya yaşanılacak bu cennete mutlaka yolun düşmeli! Yazımı bir alıntı ile noktalıyorum.

“Roma’yı gör de öl derler, Gökova’yı gör de yaşa”, – Halikarnas Balıkçısı

Be first to comment