Bangkok

DSC_0134

Özgün adı Krung Thep yani Melekler Şehri 13487525_10154273645741252_1997801929_nanlamına gelen Güneydoğu Asya‘nın gizemli şehri Bangkok‘a uzanıyoruz. Yaklaşık 9 milyon insanın yaşadığı bu kentte, bir yandan gökdelenlerle dolu modern çizgiyi görürken, öte yandan her sokak başında göreceğin irili ufaklı tapınaklar ile kültürler arası o derin mesafeye düşerken bulacaksın kendini. Birbirinden bu kadar ayrı şeyin bu kadar nasıl yakın var olduklarına çok şaşırmıştım doğrusu.

Bu arada şehrin Tai dilindeki orijinal ismi 166 harften oluşuyor ve bu rekorlar kitabına en uzun yerleşim yeri ismi olarak girmiş durumda. Hemen orijinal ismi ve mealini yazıyorum 🙂

“Krung Thep Mahanakhon Amon Rattanakosin Mahinthara Yuthaya Mahadilok Phop Noppharat Ratchathani Burirom Udomratchaniwet Mahasathan Amon Piman Awatan Sathit Sakkathattiya Witsanukam Prasit”

“Melekler şehri, büyük sehir, zümrüt Buddha’nın istiratgahı, tanri İndra’nın zaptedilemez sehri, dokuz degerli tas bahsedilmis büyük baskent, reankarne olmus hükümdar tanrıların ilahi istirahatgahlarını andıran muhteşem kraliyet sarayları ile dolu mutlu şehir, İndra tarafından verilmiş ve Vishnukarn tarafından insa edilmiş şehir.”

13479714_10154273645376252_1780253664_n DSC_0128

Az önceki cümlemde gizemli dedim çünkü bu kelimenin gerçek manasını taşıyan insanlar, yapılar ve yaşayışla bütünleşmiş bir şehir Bangkok. İnsanlar vakitlerini genellikle sokaklarda geçirdiklerinden -buna yeme, içme, eğlence de dahil- ilk başka bir kaosa düştüğünü hissedip sonra ortama ayak uydurmaya başladığında aslında eğlendiğini anlayacaksın. Bu şehre ve bu kültüre merak duyup da gidiyorsan zaten bazı ön yargılarını ve tabularını bir kenara bırakman gerekecek. Bunu denemem, şunu yemem ya da bu kötü kokuyor gibi cümlelerini sınır kapısında bırakmalısın yoksa yeterli hazzı alamayabilirsin.

Diğer uzak doğu ülkelerine göre bizim damak tadımıza bir nebze daha yakın olduklarından çok endişe etmene gerek yok. İsimlerini tam hatırlayamadığım çok fazla Tai yemeği var. O yüzden şunları yemeden dönme diyemeyeceğim. Ama sokakta her çeşit et, tavuk, domuz, balık vs. bulabilirsin. Tadabildiğin kadar çok farklı şeyi tatmaya çalış. Güzel lezzetlerle karşılaşacağına seni temin edebilirim.

wat pho bangkok

Biraz marka alışverişi yapan birisi isen Siam ve Silom bölgelerinde takılabilirsin ama bu, gezgin ve sırt çantalı ruhuna aykırı olduğundan çok detay vermeyeceğim. Alışveriş için her yerde yaygın olan pazarları kullanmalısın. Burada gündüz pazarı, gece pazarı, haftasonu pazarı vs. bilimum çeşit pazar mevcut 🙂 Ayrıca sadece çiçek ve diğer bitkilerin satıldığı bir pazar da var nehre yakın. İngilizce olarak “Flower Market”, Tai dilinde ise Pak Klong Talad olarak sorarsan rahatça bulabilirsin. Kanala çok yakın kurulan bu pazar 7/24 açık. Bu ülkede çiçek almak, hediye etmek büyük önem taşıyor bu yüzden bir çiçek pazarının gece gündüz açık olmasına çok şaşırma 🙂 Bunların dışında Sukhumvit pazarı, Chatuchak haftasonu pazar, Patpong gece pazarlarına da uğrayıp alışveriş yap. Altın ipucu: Mutlaka ama mutlaka pazarlık yap. Esasen bu ülkede ne alırsan al pazarlık yapmalısın. Bununla ilgili başarısız ve komik bir anımı da hemen yerleştiriyorum 🙂


Görmeni istediğim o kadar çok tapınak var ki. Detay vermeye kalksam çok uzun süreceğinden sadece isimlerini yazacağım. Umarım hepsine gidecek kadar vaktin olur. Wat Phra Kaew, Wat Pho, Wat Arun, Wat Traimit, Wat Saket. Şimdilik bunlar yeterli, zaten şehri arşınlarken daha birçok tapınak göreceksin.

13493288_10154273645106252_1375796325_oGelelim eğlence ve gece hayatına. Bilindiği gibi seks turizmi ile meşhur olan bu ülkeye gidiş amacı bu olanlar için değil yazım. O yüzden çok ayrıntı vermeyeceğim. “Arayan mevlasını bulur” atasözümüzle umut ışıklarını yakarak seni gönderiyorum 🙂 Sırt çantalı bizlerin ilk ve en çok gittiği yer Khao San Road isimli bir cadde. Restaurant, bar, eğlence, canlı müzik, gösteri kısacası her şey burada. Meraklıları için burada akrep, tarantula, böcek gibi şeyleri satan seyyar satıcılar da bulunuyor. Denemeye cesareti olanlar için harika bir fırsat 🙂 Sukhumvit bölgesinde de onlarca kulüp, bar vs. bulabilirsin.

Ulaşım konusunda ise kullanabileceğin çok alternatif var. BTS denilen havarayı ile şehrin birçok noktasına ulaşabilrsin. Standart şehir içi otobüslerinin yanısıra nehir ve kanal otobüs tekneleriyle de ya da bildiğimiz taksi ile ulaşım sağlayabilirsin. En güzelini en son sakladım: Tuk-tuk. Motorsikletten bozma 3 tekerlekli bu canavarlarlara otelin, restaurantın kapısında sokak ortasında, park kenarında kısacası her yerde karşılaşabilirsin. Kimi zaman taksiden daha pahalıya gelse de hem güzel bir açık hava ulaşım deneyimi yaşayabilir hem de gideceğin yere iki katı daha hızlı varabilirsin. Mutlaka, mutlaka, mutlaka pazarlık yap zira 300 Baht’tan açılan fiyatın 60-70 Baht ile sonuçlandığına şahit olunmuştur 🙂

“Peki ya masaj?” dediğini duyar gibiyim. Masaj bu ülkedeDSC_0121 hakikaten sadece ünden ibaret değilmiş bunu anladım. Her ne kadar köşe başı (ciddi anlamda) masaj salonu bulunsa da -hangisinin iyi olduğunu anlamak güçleşiyor- gerçek manada bu insanlar masajın nasıl yapıldığını biliyorlar ve bildikleri teknikler ile harikalar yaratıyorlar. Çok pahalı da sayılmaz. Yarım saatlik masajlar genelde 150 Baht civarında seyrediyor. Ayak masajı, omuz masajı gibi spesifik bölgeler için masajı herhangi bir yerde yaptırsan da olur ama “Thai Massage” olarak geçen ve tüm vücudu kapsayan masaj türünde gerçekten kaliteli ve işini bilen insanlara teslim et kendini, zira yanlış bir harekette sakat bile kalabilirsin, çünkü oradaki masaj bizim bildiğimizden çok daha farklı.


Ek bilgi: Bu ülkede ve bu şehirde harika dövme atölyeleri var. Dövme niyetin varsa bir araştır derim, Bkz.: Hangover 3 🙂

Ek bilgi 2: Türk Hava Yolları Bangkok’a her gün tarifeli seferler düzenliyor ama aktarmalı olarak diğer ülkeler üzerinden çok daha uyguna uçak bileti bulabileceğini garanti ederim. Ben Air China ile Pekin üzerinden gitmiştim ve THY‘nin neredeyse yarı fiyatı idi.

Velhasıl, bu şehir hakkında yazacak o kadar çok şey var ki hepsini buraya sığdırmam mümkün değil. Yaşadığım tüm tecrübeleri yazı ile sana aktarmam da mümkün değil. O yüzden bu kısa ön bilgi ile yetinip kalanını kendin keşfetmeli ve kendi izlerini kendin bırakmalısın. Harika bir gezi seni bekliyor olacak. Bangkok‘a benden de selam götürmeyi unutma 🙂

DSC_0081

Be first to comment