Durres

Türkçe’de dilimize Dıraç olarak yerleşmiş bir sahil şehrinden bahsediyorum. Arnavutların Vlora‘ya gidemediklerinde tercih ettikleri bir tatil şehri. Ülkenin ortasında bulunan bu şehir, Arnavutluk‘un Avrupa‘ya en kolay açılan kapısı. İtalya ile kıyı komşusu olan Durres’ten her gün Bari‘ye feribot seferleri yapılıyor. Konumu yüzünden zaten ülkenin en büyük limanı da burada bulunuyor.

Bu kadar bilgiden sonra biraz şehirden bahsetmek gerek. Kimilerine göre Arnavutluk’un Antalyası olarak nitelendirilse de genel itibariyle kirli ve bakımsız bir yer olarak gözüme çarpmıştı. Tiran‘dan sonra Arnavutluk’un ikinci en büyük şehri olan Durres’e Tiran‘dan otobüslerle ulaşabilirsin. Mesafe çok kısa, yaklaşık 35 km. Fakat otobüsler öyle 10-15 dakikada gitmiyor maalesef. Değnekçi ve muavinlerin sesine karışan bir yolculuk ile çok kere dur-kalk yaparak yaklaşık 1 saatte varmıştım.

Gezilecek fazla yeri bulunmayan bu şehirde çok fazla arka sokaklarda dolaşmayın diyen insanlar var bazı sözlüklerde. Ben bir sorunla karşılaşmadım ama yine de her yerde olduğu gibi burada da dikkatli olmak gerek. Zamanında Osmanlı’dan kalma bir cami, birkaç kilise ve müze bulunuyor şehirde. Fakat Adriyatik Denizi‘ni görmek veya vizen var ise İtalya‘ya geçmek için en kısa yol diyebilirim.

Böylesine standart ve 1 günde gezip bitirilebilecek bir şehir için beni en çok şaşırtan şey burada yediğim pizzanın güzelliği idi. Kime sorduysam Durres’te güzel pizza yapan yerler var yanıtını almıştım. Henüz İtalya’ya gitmedim ama görülen o ki, İtalya’ya ayak basana dek hayatımda yediğim en iyi pizza sanırım Durres‘te olacak. Mekan ismini hatırlamıyorum ama gittiğinde en iyi pizza yapan yer diye sorarsan mutlaka insanlar bir yerlere yönlendirecektir seni. İtalya‘ya çok yakın ve Avrupa‘ya göre çok ucuz olması sebebiyle üst yaş grubu emekli İtalyanlar bu bölgelere göç etmişler.

İşkodra‘da da olduğu gibi yoğun bir İtalyan kokusu yayılmış olan bu şehirde bir pizza yemeden geçmemelisin 🙂 İyi gezmeler.

Be first to comment