Las Vegas, Nevada (NV)

DSC_0355

Küçük bir çöl kasabasından Dünya’nın sayılı eğlence şehirlerinden birisi haline gelen Vegas‘tan bahsedeceğim. “Vegas’ta olan Vegas’ta kalır bebeğim” dediğini duyar gibiyim eh eh (: Dur! oraya sonra geleceğim.

Öncelikle şehrin nasıl bu hale geldiğinden bahsetmek gerek. Amerika’nın keşfinden neredeyse modern çağa kadar süregelen dönemde bu çöl kasabasından tren hattı geçiyormuş. Zamanla illegal işlerin de döndüğü bir yer haline gelmiş. 20.yy.’ın başlarına kadar süren bu indregandi, uyuşturucu gibi kirli işler burada dönerken hükümet 1931 yılında kumarı serbest hale getiren kanunu çıkarıyor. Eski gangsterlerden(kulağı kesiklerden) Bugsy Siegel abimiz burayı kumarhane merkezi yapmak istiyor ve nitekim günümüze dek bu potansiyel katlana katlana geliyor.

Konum itibariyle Mojave Çölü‘ne çok yakın olduğundan IMG_1834inanılmaz sıcak oluyor. Ben Eylül 2014’te gittiğimde otelden etrafı zaplamak için çıktığımda saat 16-17 civarı idi ve saate rağmen sıcağın kavurduğunu hatırlıyorum. Amerika’nın doğu kıyısından gelen birisi olarak kendimi iklime adapte etmem kolay olmadı nitekim çölden gelen o kuru sıcak rüzgar insanı fena kavuruyor. Yaz aylarında 45 dereceye kadar çıkıyormuş. Nem yok Allah’tan! Neyse zaten şehir hava karardıktan sonra yaşamaya başladığından bu kısımla ilgilenmemize gerek yok (: Vegas gece yaşayan bir şehir ve burada biyolojik saatler gün batımından gün doğumuna dek olan aralıkta işliyor.

Sokakları ve Strip(Vegas’ı boydan boya ortadan ikiye ayıran ana cadde)’i turlarken kendine “burası diğer her yerden çok daha farklı” diyorsun. Çünkü kumar, seks ve paranın illegal yüzü burada hayatın bir parçası. Amerika’nın diğer bir çok eyaletinde bulunan yasaklar burada yok.

DSC_1200Bu Strip dediğim cadde, devasa ve geneli 7 yıldızlı olan otellerle çevrelenmiş durumda. Esasında bu şehirde otelden başka bir şey yok.  Her otel bir şehir ve kendi içinde yaşayan bir dünya. Her şey derken abartmıyorum örneğin; bir otelin dış bahçe kısmında köpeğinizi bekletebileceğiniz özel bir alan vardı (: Her otel kendine özgü bir konsept benimsemiş. Mesela bir otel “New York New York”. Adından anlayacağınız üzerine her şey New York şehri olarak dizayn edilmiş. Otel Empire State binası görünümlü ve iç kısmı New York sokaklarından mimarilerle dolu. Otelin içinden kalkan bir Roller Coaster bile var. Nasıl yani?’ye gerek yok evet adamlar yapmışlar. Roller Coaster otelin içinden kalkıyor ve Strip manzarası eşliğinde yükseliyor ve gerisi malum zaten şehrin üzerinde bir trende adrenalin patlaması yaşıyorsun. Ben bindim çok eğlenceli. Şuradan gece çekimi bir kayıt izleyebilirsin. Şiddetle tavsiye ediyorum.

Veya başka bir otelden örnek vermek gerekirse; Venetian Resort Hotel. Adamlar Venedik konseptini abartıp otelin içine kanal yapmışlar ve bu kanalda gondollara binip ufak gezintiler bile yapabiliyorsun. Video çektim orada ve yakında sayfaya ekleyeceğim, burdan izleyebilirsin.

Oteller arası geçiş bile var adamlar kendi oteline diğer otelin tabelasını bile koymuş şu yönden gidiniz demek için. Düşün bu oteller ne kadar büyükler. İçerisi bir şehir adeta. 1 günde sadece 4-5 otel gezebilmiştim ben adam akıllı. Bu nedenle gezerken geniş bir zaman ayırmalısın.

Gelelim “Vegas’ta olan Vegas’ta kalır”a. Şimdi bu söz, kökeni “Las Vegas” dizisinden gelmekle birlikte bir çok filmde de kullanıldı. Güzel bir repliktir ve kolpa bir söz değildir. İngilizcesi ve orijinali “What happens in Vegas stays in Vegas” olan cümlenin Türkçe meali “yediğim haltlar, ne kadar düzgün bir insan olsam da orada kalır ve memlekete döndüğümde yine eski namuslu hayatımı sürebilirim”dir. Cümle Vegas’ın bir imgesi haline gelmiş durumda bu yüzden eleştiriyi bir noktaya kadar yapabiliyorum.

Aklına gelen soruları sen sormadan ben cevaplayayım. Kumar oynadım evet. Poker bilmediğimden klasik “slot vegas gamblemachine” denilen o kollu makinelerden oynayıp 3-5 kazanmışlığım var. Bunu tabi sabah alınan gusül abdestine bağlamayacağım ama şans diyelim. Bu makinelerle 1 dolarlık bile oynayabilirsin o yüzden çok büyük paralar girmene gerek yok ufak tefek kumar dürtünü söndürmek için. “Oğlum bak oralarda harama bulaşma” diyen anneni dinleme sakın. Vegas’a kadar gitmişken tabi oynayacaksın canım! İşi abartıp donuna kadar kaybetmek de olasılık dahilinde unutma.

İkinci soruna cevap: evet seks turizmi burada gelişmiş vaziyette. Kadın ve erkek için fark etmiyor gittiğinde böyle bir olaya niyetin varsa zaten çok fazla arayışa girmene gerek yok bu işten para kazananlar yolda eline kartvizit tutuşturuyorlar.

Yemek olarak yerel bir lezzet bulman zor olacaktır çünkü pek kültürel bir lezzet olduğunu söyleyemem. Subway, Mc Donalts ya da pizza gibi fast food ürünleriyle geçiştirmen hem bu dükkanlar her köşe başında bulunduğundan ulaşım ve vakit açısından kolay olacaktır hem de ucuz oldukları için bütçeni sarsmayacaktır.

Tek solukla yorumum; Vegas turistik, doğal güzellikleri olan veya etnik kültüre sahip olan bir yer olmadığı için eğlence dışında bir arayışın varsa gitmeni tavsiye etmiyorum.

Dipnot: Fremont Caddesi‘ni mutlaka gez.

İyi gezmeler!

Be first to comment