Ocean City, MD (Maryland)

rr

Amerika’nın doğu bloğunda bulunan bir cennetten bahsedeceğim. Ocean City, Maryland eyaletinde bulunan ve tatilcilerin akın ettiği tam bir yaz kenti. Bulunduğu bölgenin Bodrum’u olarak nitelendirebiliriz çünkü hayat neredeyse tamamen turizm ve balıkçılık üzerine kurulu. Yerel nüfusu 7 bin civarında olan şehrin yaz aylarında anlık ziyaretçisi 350.000’e, ziyaret eden yıllık toplam turist sayısı ise 8.000.000’e ulaşıyor. Sosyal ve gece hayatının tavan yaptığını söyleyebilirim çünkü insanlar oraya eğlenmeye gidiyorlar. Bölgenin en büyük gece kulüplerinden olan SeaCreats’ı ipucu olarak akılda tutmak gerek=)

11Ben OC ile 2014 yılı yazında Work & Travel programı sayesinde tanıştım ve orada tam 3 ay yaşadım. Ben ve benim gibi yabancı öğrencilere ve aralarında çalışıp, vergi ödeyip bi’ nevi hayata karışmalarına yerel halk çok alışık. Kırıcı, yaralayıcı, ırkçı söylemlere hiç rastlamadım, insanlar çok saygılılar. Çok kolay arkadaşlıklar edinebilir topluma çok hızlı karışabilirsin.

Kanı kaynayanlar için yaz aylarında, kafa dinlemek isteyen emekli kesim için ise kış aylarında mükemmel bir durak olacaktır keza off-season’da sokaklarda insan bulman zor bile olabilir.

Şehir çok güvenlikli, Maryland yasaları ziyaret ettiğim birçok eyalete göre çok katı. Yani suç işlersen ve yakalanırsan yandın=) Şehirde sürekli gezinen bisikletli, atlı, yaya ve ekip arabalarında olmak üzere polisler var. En ufak bir problem olduğunda hepsi birden başında bitebiliyorlar. Polisin yetkisini keyfi olarak ya da güç gösterisi olarak kullandığına hiç şahit olmadım, halk onlara saygı duyuyor. Tabii ki de hırsızlık yapan, boş gördüğü bisikleti çalan siyahiler her yerdeler onları engellemek mümkün değil=) Eğer kadınsanız laf atma sözlü taciz gibi şeylerle karşılaşmanız olası, bu yüzden hazırlıklı olun çünkü bu tarz hareketler burada olağan karşılanabilir.22

Alışveriş için Boardwalk (kordon) civarındaki veya şehir içindeki mağazaları kullanabileceğin gibi West Ocean denilen şehrin batısında genellikle yerel halkın yaşadığı bölgedeki Tanger Outlets‘e gidebilirsin. Tanger Outlets genel itibariyle çok büyük ve ucuz olan ABD’nin her bölgesine dağılmış zincir bir alışveriş merkezi ama OC’deki ufak boy denilebilir. Biz alışveriş için genellikle vergi oranının “sıfır” olduğu 1 saat uzaklıktaki Delaware eyaletine gidiyorduk. Alışveriş manyağıysan eğer oradaki Tanger’a gitmen ve ortalama 2 gün ayırman tavsiye edilir=)

OC’de şehir içi ulaşım için 3$’a bir adet “All Day” günlük bilet alıp (kış sezonunda 1$) tüm gün sınırsız kullanabilirsin. Gitmek isteyenler için en yakın uluslararası havalimanı olarak Washington DC‘deki havalimanlarını kullanabilirsiniz. Türkiye’den direkt uçuşlar mevcut. Baltimore Havalimanı’da alternatiflerin arasında.

crabBalıkçılığın yaygın olduğundan bahsetmiştim. Bu yüzden her köşe başında deniz ürünü yapan restaurantlara rastlayacaksın. Çok güzel yengeç yapıyorlar. İlk tattığımdan bu yana tiryakisi oldum diyebilirim. “All you can eat” gibi açık büfe yapan mekanlarda daha hesaplı ve doyurucu olarak beslenebilirsin. Yengeç yemeden gelme. Şu resimde ne kadar da lezzetli görünüyor değil mi 🙂


Düzenleme: Yazının buraya kadar olan kısmını 2014 yazındaki tecrübelerimle yazmıştım şimdi 2015 yaz sonu ikinci kez gittiğim Ocean City’den yeni döndüm ve taze anılar ve gözlemlerle yazıma devam ediyorum.


Ocean City’e çok alıştım tabi artık ikinci bir evim gibi hissettiriyor fakat bazı eleştiriler de getirmeliyim. Burası çok fazla Amerikan kültürü(!)’nü hissedebileceğin bir yer değil. Sadece oteller restaurantlar ve gece kulüplerinden oluşan elle yapılmış yapay bir kent görünümünde. Yersin içersin eğlenirsin ama bir süre sonra sıkıyor bazı şeyler. Eğer ortamın yoksa arkadaşların yoksa veya çevrede doğası harika olan bazı yerler ilgini çekmiyorsa Ocean City bir noktada işkenceye bile dönüşebilir. O yüzden ucunca bir süre vakit geçirmek için geleceksen daha büyük bir şehri tercih etmelisin. Tamamen tüketime dayalı ve kapitalizmin canavarının turizm gömleği ile boy gösterdiği bu yeri yine de çok seviyorum (: Yine olsa yine giderim yine yaşarım.

Be first to comment