San Francisco, California (CA)

Amerika’nın batı sahillerine götürüyorum seni. Biraz Pasifik 10646848_10152699699396252_6982975842857171823_nhavası iyi gelir diyorsan eğer, ilk gideceğin yerlerden birisi olmalı San Francisco. Kişilik olarak metropol şehirlerden haz etmeyen ve hepsinin beton yığınları olduğunu düşünen ben, San Francisco’ya bayılmıştım. Bir şehir ancak bu kadar kendi karakterini ve estetiğini bulabilir. Dünya’da gördüğün en güzel şehir hangisi diye sorduklarında doğa beklentisini çıkarırsak cevabım hep San Francisco olmuştur.

Meşhur 68 hareketlerinin de çıkış noktası olan bu şehir Birleşik Devletler‘in en batısında California eyaleti sınırları içerisinde bulunuyor. Son derece liberal olan bu kentte eşcinsel hakları çok iyi korunuyor ve Birleşik Devletler’in en çok gay nüfusuna sahip şehri olarak biliniyor. İnsanların açık görüşlülüğü ve farklı bir yaşam tarzı sürmelerini çok detaylı gözlem yapmaya gerek duymadan anlayacaksın. Sokak müzisyenleri, Golden Gate Köprüsü, kendine has China Town‘ı(diğer ülke ve şehirlerdekilerden daha farklı), Cable Car‘ı ve daha sayamayacağım birçok güzel macera seni bekliyor. Fotoğrafta ben, Çin Mahallesi’nde gezinirken şansıma Çinlilerin geleneksel Dragon Dansı‘na denk gelmiştim. Tüm gösteriyi video kaydettim ama şimdi onu buraya koymaya vaktim yok umarım sen de böyle bir şey yakalayabilirsin.

10592812_10152699720496252_5144976289057009045_n10441128_10152699709876252_265874089900790666_n

Bir kıyı şehri olduğundan deniz ürünlerinin çok taze ve lezzetli olduğunu söylemeliyim. Aşağıdaki fotoğrafta gördüğün ekmek içerisinde yengeç çorbası içebilirsin. Harikaydı 🙂 Bunun dışında birçok alternatif de var. İklim olarak biraz işlerin karıştığını bilmelisin. Okyanusun kuzeyinden gelen soğuk akıntılar ve hava akımları sayesinde yazın Temmuz ayında palto giymek zorunda bile kalabilirsin. Ben Eylül’de gittiğimde t-shirt’ümle tir tir titremiştim. Bu yüzden şehre hatta “frisco” ismi bile takılmıştır 🙂

10574441_10152699699971252_5891778313749872992_nEk olarak 39. iskele (Pier 39) üzerinde görmen gereken bir şey var. O da bir iskele boyunca uzanmış onlarca deniz aslanı. Bu inanılmaz güzel bir görüntü olacak senin için. Şehrin artık simgesi haline gelmiş deniz aslanlarını çok yakından gözlemleyebilir ve iskeleye yayılmış ağır kokularını duyabilirsin 🙂

90 kuşağından bilgisayar oyuncuları bilirler ki “Midtown Madness 2” oyununun haritası, San Francisco sokaklarında geçer. Dolayısıyla bu şehrin sokaklarını arşınlamak benim için aynı zamanda çocukluğuma giden bir nostalji de olmuştu.

Union Square‘i görmelisin ayrıca. Ben oradayken farklı yaşlardan onlarca çift aynı anda güzel bir canlı müzik eşliğinde Tango yapıyorlardı. Unutamadığım anlardan birisiydi.

Şehrin simgelerinden birisi de Alcatraz Island (adası). 10679826_10152699733186252_1354393568380661715_o1860’lardan 1960’lara kadar tam bir asır hapishane olarak kullanılan bu ada aynı zamanda birçok filme de ev sahipliği yaptı. Burayı gidip ziyaret etmek istersen adaya giriş biletini günler öncesinden bulman gerekiyor yoksa karaborsada çok yüksek fiyatlara almak zorunda kalabilirsin. Günün çoğu saati seni adaya götürecek bot veya feribot bulabilirsin.

Bu şehir hakkında yazacağım o kadar çok şey var ki. Çoğunu bir kenara bıraktım çünkü senin kendin keşfetmen gerekiyor. Sokaklarında kaybolduğunda en çok haz alacağın şehirlerden birisi. Çok plan yapma ve sadece yürü.

Scott McKenzie‘nin 1967 model o harika şarkısı da bu şehrin ve insanlarının güzelliğini yeterince açıklıyor. Şurada buyrunuz efenim, iyi gezmeler 🙂

Be first to comment